Premenstrual Sendrom (PMS) ve Premenstrual Disforik Bozukluk (PMDD)

Premenstrual Sendrom (PMS) ve Premenstrual Disforik Bozukluk (PMDD)

Adet kanaması öncesi tekrarlayıcı şekilde yaşanan bir grup şikayete ‘Premenstrual Sendrom’ (PMS) denir. Birçok kadın özellikle hafif derecede PMS bulgularından birisini yaşar. Bu şikayetler aşırı derecede olur ve sosyal yaşantıyı olumsuz etkilerse ‘Premenstrual Disforik Bozukluk’dan (PMDD) bahsedilir. PMDD ise sık rastlanan bir durum değildir.

PMS ve PMDD’nin neden olduğu tam bilinmemektedir. Adet dönemi boyunca değişen üreme hormon değerleri sorumlu tutulmaktadır. Bazı kadınlar bu hormon seviyelerindeki oynamalara daha duyarlıdır. Ayrıca, ‘nörotransmitter’ adı verilen kimyasal ileticiler de ilişkili bulunmuştur. En çok PMS ve PMDD ile bağlantılı olanlar serotonin ve gamma-aminobutirik asid (GABA)’dir.

 

PMS ve PMDD şikayetleri nelerdir?

Hem PMS hem de PMDD’da fiziksel ve psikolojik şikayetler ile davranış bozukluğu olur. Yaklaşık kadınların %80’i günlük yaşantılarını etkilemeyen en az bir PMS bulgusu ifade eder. Orta derecede, kısmen yaşam kalitesini etkileyen şikayet oranı % 20-32 arasındadır. PMDD sıklığı ise % 3-8 arasındadır. Şikayetlerin derecesi aydan aya ve kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Psikolojik şikayetler ve görülen davranış bozuklukları şunlardır:

  • Duygusal gelgitler
  • Depresif ruh hali
  • Gerginlik, kaygı
  • Öfke patlamaları
  • Ağlama krizleri
  • İçe kapanma
  • Dikkat dağınıklığı
  • Uyku bozukluğu
  • Işık veya sese karşı duyarlılık artışı
  • Libido değişiklikleri

Fiziksel şikayetler ise şöyledir:

  • İştah artışı, aşerme (özellikle tatlılara karşı)
  • Memede dolgunluk, hassasiyet
  • Başağrısı
  • El veya bacaklarda şişme
  • Yaygın ağrı
  • Yorgunluk, Halsizlik
  • Sindirim sistem şikayetleri: karın ağrısı, karında şişkinlik, kabızlık, ishal
  • Saç ve sivilce gibi cilt sorunları

Bu şikayetlerin şiddeti artarsa kişinin yaşam kalitesi bozulur. Evde, işte, sosyal ortamlarda hem verim düşer hem de insan ilişkileri olumsuz etkilenir.

 

PMS ve PMDD kimlerde daha sık görülür?

PMS şikayetleri 30’lu yaşların sonu veya 40’lı yaşlarda ve menapoza geçiş sürecinde  şiddetlenebilir.

Öyküsünde şu durumlar olanlar risk grubunu oluşturur:

  • Depresyon veya duygulanım bozukluğu öyküsü: lohusalık depresyonu, bipolar bozukluk gibi
  • Genel anksiyete bozukluğu öyküsü
  • Dismenore
  • Ailede PMS öyküsü
  • Ailede depresyon öyküsü
  • Ev içi şiddet
  • Madde bağımlılığı
  • Fiziksel travma
  • Duygusal travma

 

 

PMS ve PMDD tanısı nasıl konur?

PMS ve PMDD tanısı için özgün bir test yoktur. Doktorunuz geliş şikayetinize yönelik öykünüzü alırken sorguladığı konularla tanıyı koyar. Doktorunuzun üzerinde duracağı noktalar şunlardır:

  • Şikayetlerinizin şiddeti nedir?
  • Adet döneminin hangi günlerinde şikayetleriniz en şiddetlidir?
  • Hiç şikayetiniz olmadığı günler var mı?
  • Şikayetlerinizin başlayacağını hissediyor musunuz?
  • Şikayetleri hafifleten veya şiddetlendiren bir şey var mı?
  • Şikayetleriniz günlük yaşantınızı olumsuz etkiliyor mu?
  • Son zamanlarda umutsuz, kaygılı, mutsuz hissettiniz mi?
  • Kendiniz veya aileden birisi psikolojik bir rahatsızlık yaşadı mı?
  • Herhangibir tedavi uyguladınız mı? Ne kadar işe yaradı?

Doktorunuzun bu sorularına doğru bilgi vermek için sizden 2-3 ay boyunca bir şikayet günlüğü tutmanız istenebilir.

PMS ve PMDD tanısı için şikayetlerin belli bir düzen göstermesi gerekir. Tanı kriterleri şunlardır:

  • En az 3 ay peşisıra adet kanaması öncesindeki 2 hafta içinde şikayetlerin başlaması
  • Kanama başlayınca şikayetlerin azalması ve kanama bitince geçmesi
  • Şikayetlerin yaşam kalitesinde bozulmaya neden olması

 

PMS ve PMDD şikayetleri başka hastalıklarla karışır mı?

Bazı PMS ve PMDD bulguları başka hastalık bulgularını taklit edebilir veya onlarla örtüşebilir. Ayırıcı tanıda en sık değerlendirilmesi gereken diğer hastalıklar şunlardır:

  • Endometriozis
  • Perimenapoz
  • Anemi
  • Depresyon
  • Anksiyete
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • İritabl barsak sendromu
  • Tiroid hastalığı
  • Bağ dokusu hastalıkları

PMS ile en sık örtüşen durumlar depresyon ve anksiyete bozukluklarıdır. Yaklaşık PMS  bulguları olan hastaların yarısında ikisinden biri vardır. Depresyon olan kadınlarda şikayetler tüm ay boyuncadır. Bu durum adet öncesi veya sırasında daha da şiddetlenebilir.

     

PMS ve PMDD diğer hastalıkların şiddetini arttırır mı?

Depresyon, anksiyete, kronik yorgunluk sendromu, iritabl barsak sendromu ve mesane ağrı sendromu yanında epilepsi,  migren, astım ve alerjik hastalıklar da adet öncesi dönemde PMS olan hastalarda şiddetlenebilir.

 

PMS ve PMDD tedavi seçenekleri nelerdir?

PMS ve PMDD önlenemez; ancak, tedavi ile şikayetlerin şiddeti ve süresi azaltılabilir. Tedavi, şikayetlerinizin derecesine göre değişir. Eğer hafif-orta derecede şikayetleriniz varsa kendi başınıza uygulayabileceğiniz bazı değişiklikler ile daha iyi hissedebilirsiniz. Şikayetleriniz iş veya sosyal yaşamınızı olumsuz etkilemeye başlıyorsa artık tıbbi yardım almalısınız.

PMS ve PMDD tedavi seçenekleri şunlardır:

Yaşam tarzı değişiklikleri

  • Düzenli egzersiz: Birçok kadında düzenli aerobik egzersiz PMS semptomlarını azaltır. Özellikle yorgunluk ve depresyon şikayetleri hafifler. Tempolu yürüyüş, koşu, bisiklete binmek ve yüzmek kalp tepe atımını ve akciğer fonksiyonlarını arttıran aerobik egzersizlerdir. Kilit nokta sadece şikayetleriniz olduğunda değil düzenli bir şekilde spor yapmaktır. En ideal hedef hergün en az 30 dakika egzersiz yapmaktır.
  • Gevşeme metodları: Bir rahatlama yolu bulmak ve stresi azaltmak PMS bulgularını da azaltır. Solunum egzersizleri, meditasyon ve yoga gevşeme tedavilerine örnektir. Masaj da iyi gelebilir.
  • Yeterli uyku: ‘Düzenli uyku alışkanlığı’ herzaman aynı saatte yatağa gitmek ve uyanmaktır. Özellikle, duygulanım gelgitleri ve yorgunluğa iyi gelir.
  • Sağlıklı beslenme: Diyetteki basit değişiklikler PMS bulgularında rahatlama sağlayabilir:
    • Kompleks karbonhidratlardan zengin beslenin. Tam tahıl, kahverengi pirinç, mercimek, fasülye bu gruba örnektir. Duygulanım bozukluğu ve iştah artışına iyi gelir.
    • Yağ, tuz ve basit karbonhidratlardan uzak durun.
    • Sigara, kafein ve alkolden uzak durun.
    • Ağır 3 öğün yerine, hafif ana öğünler ve 3 ara öğün şeklinde yemek düzeni oturtun. Böylece kan şeker düzeyinde oynama olmasına engel olursunuz. Bu da şikayetlerin azalmasını sağlar
  • Gıda takviyesi:
    • Yeterli miktarda kalsiyum alın. Önerilen 1200 mg/gün’dür. Yoğurt ve yeşil yapraklı sebzeler, kalsiyumdan zengindir. Yeterli kalsiyumun yorgunluk, iştah artışı ve depresyona iyi geldiği bildirilmiştir.
    • Magnezyum takviyesinin başta baş ağrısı olmak üzere ödem, karında şişkinlik, kramp, memede hassasiyet ve duygulanım şikayetlerinde azalma sağladığı gözlenmiştir. Ispanak gibi yeşil yapraklı bitkiler, fındık ve tam tahılda magnezyum bulunur.
    • B6 vitamini, unutkanlık, iritabilite, karında şişkinlik, anksiyete ve duygusal dalgalanma şikayetlerini hafifletir. En çok bulunduğu yiyecekler patates, balık, kümes hayvan ürünleri ve tahıllardır.
    • D vitamini, folik asid, vitex agnus-castus, ginkgo biloba ve ‘evening primrose’ yağı içeren takviyeler bazı şikayetleri hafifletmekte etkili olabilir.

 

Psikolojik destek ve terapi:

Yaşam kalitenizi arttırmak ve stresi azaltmak için yeni metodların öğretildiği ‘Kognitif davranış terapisi’ ile bazı şikayetlerinizle daha iyi başetmeyi başarabilirsiniz.

Medikal Tedavi

  • Hormon dışı tedavi:
    • Ağrı kesiciler: İbuprofen, naproksen ve aspirin kramp, baş ağrısı, sırt ağrısı, memede hassasiyet gibi fiziksel şikayetleri hafifletir.
    • Antidepresanlar: Bu gruptaki 2 çeşit ilaç PMS ve PMDD’de etkilidir: ‘Selective serotonin reuptake inhibitor’leri (SSRI) ve ‘Serotonin–noradrenaline reuptake inhibitor’leri (SNRI). Antidepresanlar her gün düzenli veya kanama öncesi 2 hafta boyunca alınabilir. Ancak bir doktor tarafından verilmelidirler. Başlamadan gebe olmadığınızdan emin olmalısınız. İlacı da doktor kontrolünde bırakmalısınız. Antidepresanların en sık yan etkileri bulantı, uykusuzluk, halsizlik ve libidoda azalmadır.
    • Diüretikler: Aşırı ödem şikayeti olanlarda sprinolakton gibi ödem sökücü ilaçlar kullanılabilir.
  • Hormonal tedavi:
    • Hormonal doğum kontrol yöntemleri– Bazı kadınlarda bu grup hapların bir kısmı iyi gelmektedir. Doktorunuz sizin için uygun olanı belirleyecektir.

 

 

Sunum için lütfen tıklayın.